Sevda Dedik Eşref Ziya Mustafa Cihat Hasan Sağındık Ömer Karaoğlu Senai Demirci Abdülbaki Kömür Ezgiler Eser Sözleri Fan Sitesi
02:07:38, 07 Ocak 2009 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
 
Ana SayfaYardımGiriş YapKayıt
Sayfa: [1]
Yazdır


Gönderen Konu: MUSTAFA CİHAT  (Okunma Sayısı 638 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DİVANE
Kıdemli Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 116



« : 01:49:00, 03 Mart 2008 »

BİYOGRAFİSİ
Mustafa Cihat 76 kışının 19 kasımında bir Cuma akşamı açmışım gözlerimi dünyaya. İnsanların korkudan evlerinin pencerelerini sıkı sıkı perdelediği, evlatlarını uğurlarken sıkı sıkı tembihlediği, sağ salim eve dönmeleri için el açıp dua ettiği bir zamanda. Tedirginliğin insanların hep yanında olduğu bir dönemde merhaba demiştim dünyaya.

Elbette dünyaya gelişim birilerinin hasretle ümit ettiği, ve bir yerleri kurtarması için beklenen bir kahraman gelişi değildi. Sade bir Anadolu evinde kılıç ailesinin ümitlerinin karşılığı herkesin yaşayabileceği kadar bir mutluluk anı sadece. Evin en küçüğü, diğer 3 kardeşinin arkadaşlarına “bizim bir kardeşimiz daha oldu” diyecekleri kadar sade ve sevinçli bir haber.

Babam ismimi doğmadan önce koymuş. “Allah bir erkek evlat verirse adı Mustafa Cihat olsun adının adamı olsun” demiş.

Çocukluğum her çocuk gibi oyunlarla ve oynayacağımız yeni oyunların hayalleriyle geçti. Belki tek farkım her şeyin çok kıymetli olduğu ve kıymetinin bilindiği bir devrin çocuğu olmamdı. Mahallede plastik topu olanın tüm oyunları ve kurallarını belirlediği, top oynarken plastik kramponu olanın takım kaptanı olduğu zamanlardı. Her şey azdı kıymetliydi, farklıydı ama çok tatlıydı.

Çabucak geçen yıllar ve ilk okul. “yahu cihat Maşallah görmeyeli kocaman adam olmuşsun sen be” diyen babamın arkadaşlarını hep sevdim.

Orta okul imam hatibe yazılıp okul bahçesinde, beyaz gömlek, lacivert bir ceket, gri pantolon, ağabeyimden kalan bordo kravatla ve elimdeki kitaplarla girdiğim o ilk gün “babamın arkadaşları haklı ben artık büyüdüm” dedim. Artık bundan sonra bende kravat takıcam. Ceket giyicem boyumdan büyük laflar edicem.

Ortaokulda uslu bir öğrenci olduğumu söylerlerdi hep hocalar sorulduğunda cevap veren az konuşan çok dinleyen bir öğrenci. Lisede ise tam tersi çok konuşan dinlemeyen sorulmasada her şeye karşı cevap veren bir öğrenci.

Lisede geçen 3 yıl geleceğimi yönlendirdi demeliyim. Bağlılık, sadakat kardeşlik, idealler, hayallar ve daha bir çok erdem. Daha düşmeden koluma giriverecek ağabeyler, dostlar tanıdım. Her sorunun bir cevabı vardı. Ve hepsinin cevabını öğrenmek için hep sordum tereddütsüz ve şüphesiz cevaplar aldım ve onlara sıkıca sarıldım. Bana sorulursa aynen cevaplamak için.

Lise sona geldiğimde abi olmanın tadıyla ve heyecanıyla daha bir başka konuşmaya başladım. Bu konuşmalar biraz yüksek sesli olsa gerek değerli bir abim bana “radyo kurduk orada program yapacaksın” dedi. Cevabımı dinlemeden bunu söz saydı. Ve radyoda program yapmaya başladım. Bu arada bir müzik grubumuzda vardı. Bizim saydığımız sahiplendiğimiz ezgileri söylemeye dinletmeye çalıştık anlatan ve dinleyen olmasa da.

Hızlı geçen günler ve yıllar bana iltimas yapmadı yoluna durmadan devam etti. Antalya’da geçen 5 yılda hayatın önemli virajlarından geçtim. Radyo ve müzik hep ilgimi tazeledi. Anlatmak istediklerimi konuşarak anlatmak daha güzeldi müzikle anlatmak. 93 yılında kendimde fark ettiğim Mevla’nın bana bahşettiği ilham, sözlere ve melodilere döküldü. Antalya’da kurduğumuz müzik grubu ile de bestelerimizi okumaya derdimizi anlatmaya çalıştık.

Ve 97 de hayatımın en önemli teklifini duymak nasip oldu. Can dost Eşraf Ziya soğuk bir kış günü bana “Cihat gel senle İstanbul’da bir müzik firması kuralım” dediğinde artık beklenen zamanın geldiğini fark ettim. Artık söylediklerim yazdıklarım konuştuklarım sadece bende kalmayacak aynı düşündüğümüz insanlarla ortak sözümüzü olacak dedim. Ve 98 de Marmara müzik adı altında, can dost Eşref Ziya abimle sesimizi duyurma adına bir fırsat yakalamış olduk.

Gelinen bu günde, en azından bir dostla, hayatın herhangi bir yerinde olmak, onunla her şeyi paylaşmak, ideallerimizi inancımızı onunla beraber diri tutmak, duayla, sabırlar, inançla, vefayla, sadakatle, ve ille de şükürle olmak yakışır bana ve herkese.

Merak edenler için yazılan bunca şeyden sonra eğer bir hata edildiyse affola. Takdir edersiniz ki yazmak zordur hele ki kendini yazmak daha bir zır, o halde mazur görmek bizim kardeşliğimize ve samimiyetimize yakışır.

Dualarınızda bana yer ayırmanız dileğiyle..
Logged

SEN İÇİMDE YANAN TATLI BİR KORSUN VE SEN UMMANINDA KAYBOLDUĞUM NUR'SUN...
 
ışık süvarisi
Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23



« Yanıtla #1 : 15:34:26, 21 Mart 2008 »

Allah(cc) hayırlı ve uzun ömürler versin rabbim razı olsun inşallah ve sayılarını çoğaltsın böyle harika abilerimizin
Logged
 
necati
Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 40



« Yanıtla #2 : 08:35:14, 20 Mayıs 2008 »

Duygulanmamayı ve ümitlenmemeyi  imkansızlaştırmak uğruna başarıdan başarıya koşmanın bir öyküsü bence ve biz geleceğin şekillendiricileri olarak sizleri örnek alıyoruz. Ama ne zaman ve nerde aynı duyguyu paylaştığımız insanlarla karşılaşacağımızı ya da birlikte ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Biz nerdeyiz ve biz bizi ne zaman bulacağız gerçekten merak ediyorum. 27 yaşındayım ve tüm gençliğim ezgi dinleyerek geçti onlar sanki hiç solmayan bir çiçek gibi, sürekli söyledim ve dinledim.Her dinleyişte aynı duyguyu yaşamanın verdiği gurur ve hazzı kelimelerle tarif edemem.

Yeri gelmişken ifade etmeden geçemediğim bir şey var. Çevremdeki bazı insanlar bana hep şu soruyu sordular ;

"Madem bu insanlar bu kadar çok cihad dan bahsediyor mücahidlere ezgiler yazıyor öyleyse neden cihada koşmuyorlar ,söyler misin bu abilerin bu güne kadar hiç Filistine gitmişler mi bana somut bir şey göster ki bu insanların samimiyetini idrak edeyim."

Bu sorunun cevabını hiç veremedim sevgili abilerim biz sizinleyiz ama siz bizden çok uzaksınız sizi bulamıyor ve sizinle konuşamıyoruz. Sizi daha yakından tanımak isterdim.

Benim için önemli olan sizin vesile olduğunuz güzel şeylerdir. Allah sizi bizden ve bizi sizden ayırmasın...
Logged

Gaflet uykusundan millet uyansın...
 
ebru44
Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 57



« Yanıtla #3 : 07:41:56, 27 Haziran 2008 »

çok haklısın.buna benzer sorular  bana da eşref abimiz hakkında  yöneltiliyor.onların amacı bence onları daha iyi tanıyıp sevmek değil bizimde sevmemizi engellemek istemeleri.sevmek isteyen kişi zaten onu kendi arastırır onlara bizim gibi sahip çıkar.evet banada onlar bize çok uzak geliyor.konuşmak istiyoruz görüşmek istiyoruz ama olmuyor.insallah buna bi çare bulur abilerimiz.
Logged

Keman ebrularından gayrı mihraba sücud etmem
Namazın vechinedir secdem ebru-yı kemanınçün
                                      ...                                                    
Senin Sevdana Yanmak Gayrı Sevdadan Usanmaktır.
Seni Sevdim Demek Haline Rengine Boyanmaktır.
 
nimet
Kıdemli Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132




Maddeleşir mânâ bile...


WWW
« Yanıtla #4 : 18:24:44, 08 Ağustos 2008 »

Mevlâ  başarılarını daim kılsın inşallah...
Logged

N e   k a d a r   ç a b a   o l s a   d a   k u l l u k t a ,   b o ş   ç ı k a n   a m e l   o l d u . . .
 
hüzün mısrası
Yeni Üye
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3



« Yanıtla #5 : 16:55:31, 28 Ağustos 2008 »

arkadaşlar ben yeni kayıt oldum ALLAH ım mustafa cihatın sesine dert vermesin çünkü çok güzel ve anlamlı ezgiler söylüyor ve yazıyor insan ezgilerini dinleyince bi hoş oluyor fereahlıyo ALLAH razı olsun iyiki var
Logged
 
Sayfa: [1]
Yazdır


Gitmek istediğiniz yer:  

Red Darkness Theme by husmen73 & Masterhan Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Bu site slmhosting tarafından host edilmektedir.
MySQL | PHP | XHTML | CSS